10 Nisan 2008 Perşembe

Açıldı bitti arşiv oldu 2

Kabataş Erkek Lisesi'nin yıl itibariyle 100 yıllık olan tarihinde kişisel resim sergisi açan ilk öğrenci olmak beni gururlandırıyor. Neredeyse her türlü ilkin gerçekleştirilmiş olduğu bir çağda, daha kısa tanımlı bir ilki gerçekleştirmemi beklemiyordunuz herhalde. Gelecekte bekleyebilirsiniz, ama şimdilik bu kadarıyla yetinmelisiniz... 

Efendim, ne diyorduk: defter, konuklar, kritikler.

Defter
Kokteyli de hazırlayıp uzaktan sergiye baktığımızda eksikliğini hissettiğimiz bir şey vardı: bir hatıra ve bir ziyaretçi listesi. Her gelenin adını sorup yazmak garip olurdu. Ayrıca hatıra olarak afiş ve davetiye fotokopilerim ve bilimum resmim vardı elbet ama insanların yorumunu benim kadar balık hafızalı birine sürekli hatırlatamazlardı. 'O an aklımıza bir fikir geldi: bir defter!' diye devam etmemi bekliyorsunuz ama açıkçası daha önceden Canan Hoca'nın aklına gelmişti o -aslında pek çok ressam tarafından kullanılan- fikir ancak kullanmaya kıyamadığım kalitedeki defterlerimi sabah boyu arayışımın başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle ablama bir iş daha düştü o an! Gidip Ortaköy'den kaliteli bir defter alması gerekiyordu.. 
İşte böylelikle edindiğim ziyaretçi defterimi koca çiçekli koca masaya koyup, yanına da renkli kalemlerimi yerleştirdim.
Çok güzel yazılar var içerisinde. (İleriki gönderilere bir kaçını koyabilirim)
Bu unutulmaz üç günü sürekli hatırlamamı sağlayacak.
Ayrıca burdan Zemzem Abla'ya, ikide bir bahsettiğim öz ablama, babama, anneme, Rainbow'a, Şule'ye sesleniyorum: Geldiniz, gördünüz; ya imzalamadınız ya da yanlış defteri imzaladınız. Bir an önce hatıramdaki yerinizi alın!
Ayrıca imkansızlıklar ve unutkanlıklar nedeniyle gezemeyip bu blogdan takip edim resimlerime bakanlar da istemeleri durumunda sonradan imzalayabilirler, onlar biliyorlar kim olduklarını. 

Konuklar
Babamın arkadaşları, ablamın arkadaşları, benim arkadaşlarım, yeni-eski okul-dershane öğretmenlerim,  müdür yardımcıları, Okul Müdürü Sn. Recep Memiş, Beşiktaş Milli Eğitim Müdürü Sn. Şeref Çalışır sergiyi detaylı olarak izleyenlerdendi. Ayrıca pek çok okuldaşım sergiye ilgi gösterdi, çok mutlu oldum. Yoldan geçen alakasız insanlar da şöyle bir baktı, onlar da takdir ettiler: Yaşasın!

Şimdi, bu kısmı gelenlere teşekkür etmekten ziyade gelmeyenlere teessüf etmeye ayıracağım. 
Tamam anlıyorum, bir kısmınız Cuma'ya kadar zannediyordu. 
(Hakkınız var, Cuma'ya kadar olmalıydı en azından.)
Tamam anlıyorum, bir kısmınız yurt/şehir dışındaydınız.
Tamam anlıyorum, bir kısmınız çok çok çok yoğundunuz.
Tamam zorlamadım, çok çok uzakta oturup gelmesi çok çok zor olanları.. 
Peki ama, burnunun dibine sergi açtığım bir kaç dönemdaşım ile öğretmenime ne demeli? Hele Altuğ Hocam! Sözüm var resim vereceğim, hangi resmi vermemi istediğini söylemesi için gelmesi gerekiyor sergiye. Gelmediği gibi kandırıyor beni 'en önde sağdaki' diyerek. Ben de kendi verdiğim içeriği kullanınca o cümlelerinde, fark edemeyip kanıyorum. Ama şimdi yaptığının farkındayım ve çok çok... kırgın ... üzgünüm. snıff..


Kritikler ve sergiden fotoğraflar ile resimler yarına artık, ders çalışmam ve uyumam lazım bugün.

7 Nisan 2008 Pazartesi

Açıldı bitti arşiv oldu.

Efenim. 7 Nisan 2008 Pazartesi günü sabahı gün boyu sahip olacağım imaj konusunda daha evvel hiç olmadığım derecede kararsızdım. Entel olmalıydım, farklı olmalıydım ama öğrenci de olmalıydım. 'Okul üniforması mı giysem, okul üniformasından daha Kabataşlı sivil bir kıyafet mi geçirsem üzerime, yoksa konseptüel bir kostüm mü hazırlasam'  iki-üç-lemini okul eteği, kırmızı gömlek, siyah hırka, ikili balıksırtı örgü kombinasyonuyla sonlandırdım. Yaralaşan sivilcelerimi kapatıcılarla örttükten sonra insanların karşısına ilk resim sergisini 17 yaşındayken açan yetenekli kız olarak geçmeye hazırdım.  

Aynı gün 12yi 15 geçe kurdeleli ancak makassız, törensiz ama kokteylli; 'pat' diyerek açıldı 46 resim barındıran güzide sergim. Heyecanlıydım, çünkü o an yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Resimlerim ortadaydı ve eğer insanlar beğenmezse, beğenmezlerdi... Saçı sakalı birbirine karışmış metalci abiler, garip kostümler giyinmiş buz patenciler, Bülent Ersoy ve Zeki Müren, karanlık renkli karamsar kompozisyonlu tablolar... Açıkçası geçen sene açmadığım için sergiyi mutluyum, çünkü insanların çok sevdiği ve sevme ihtimali zaten daha çok olan Depremzede Amca'yı ve kartpostal boyutundaki minik pastel boya çalışmalarımı koymasaydım seyirciyle aramdaki ilişki iyice kopacaktı.

Çiçekler
Öncelikle üzerindeki bir aksilik olmazsa yaşadıkça saklayacağım çok tatlı notlarla beni duygulandıran turuncular geldi parçası olduğum 'England (!)' Debate Team'den, sonralıkla çelenk geldi okulun vakfından ve sonra da (kod adı balıklı göl) Hande Abla karanfil olduğunu tahmin ettiğim kırmızımsı bordomsu çiçekler getirdi (ki onların da bir kısmını kurutup saklayacağım). Açıkçası bu kadar çiçek gelince kendimi böcek hissettim, daha önce taş çatlasa bir tutam çiçek almış biri olarak nasıl hissedeceğimi bilmiyordum.

Kokteyl 
Yetkililere soruyorum: Püsküllüler nerde?!!!
Sağ olsun babamın finansal, ablamın işgücü, taksinin taşıyıcı desteğiyle tam anlamıyla entel bir sergi için tek eksiğimiz olan kokteyli hazırlayabildik. Tatlılarla tuzlular dengeli bir şekilde her türlü meyve suyuyla birlikte servis edildi. Turuncu ve mavi tabaklar; rengarenk, kürdan maiyetindeki kılıçlar; hiç gerek olmamasına rağmen renk olsun diye ablamın aldığı yine rengarenk kamışlar ile kokteyl masası görsel olarak resimlerimle yarışır hale geldi. Kaldı ki dil ile mideye de hitap ettiği için resimlerimden çok ilgi gördü de denilebilir! Babam ile bir akrabasının (yani, benim de akrabammış) tüm sergiye kokteyl masasının yanından bakıp yorum yaptığını gözden kaçırmış değilim(!).

Açıkçası yetmeyeceğinden endişelendiğim yiyecekler tiyatro grubu tarafından yağmalanıncaya kadar vardı, bir ara peçeteleri de yiyeceklerini düşündüm, minik kılıçlarımın sayısındaki aşırı azalma kuşkularımı artırmadı değil... Tabi burada eleştirdiğim yedikleri değil, davranış biçimleri, daha saygılı olmalarını beklerdim ancak çocukluklarına veriyorum. 

Konuklar Kritikler Defter... az sonra...